Cumartesi Evradından 2

Cumartesi Evradından 2

 

 

Fitne ve zulme karşı okunacak dua
Mümtehine suresi 4 ve 5. Ayetler

قَدْ كَانَتْ لَكُمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فِي إِبْرَاهِيمَ وَالَّذِينَ مَعَهُ إِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ إِنَّا بُرَاء مِنكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللَّهِ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَاء أَبَدًا حَتَّى تُؤْمِنُوا بِاللَّهِ وَحْدَهُ إِلَّا قَوْلَ إِبْرَاهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَا أَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللَّهِ مِن شَيْءٍ رَّبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ
رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَا إِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Okunuşu :
Kad kânet lekum usvetun hasenetun fî ibrâhîme vellezîne meahu, iz kâlû li kavmihim innâ buraâu minkum ve mimmâ ta’budûne min dûnillâhi kefernâ bikum, ve bedâ beynenâ ve beynekumul adâvetu vel bagdâu ebeden hattâ tu’minû billâhi vahdehû, illâ kavle ibrâhîme li ebîhi le estagfiranne leke ve mâ emliku leke minallâhi min şey’in, rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileykel masîr (masîru).
Rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lillezîne keferû, vagfir lenâ rabbenâ, inneke entel azîzul hakîm (hakîmu).
Anlamı :
Hz. İbrâhîm ve onunla beraber olanlar sizin için güzel bir örnek olmuştur. Onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: “Muhakkak ki biz, sizden ve sizin Allah’tan başka taptığınız şeylerden uzağız, sizi inkâr ediyoruz. Ve siz, Allah’ın tek oluşuna inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda ebediyyen düşmanlık ve öfke başladı.” Hz. İbrâhîm’in, babasına: “Senin için mutlaka istiğfar edeceğim (mağfiret dileyeceğim). (Ancak) Allah’tan sana gelecek bir şeyi önlemeye malik değilim, sözü (demesi) hariç. Rabbimiz, biz Sana tevekkül ettik. Ve Sana yöneldik. Ve masîr (varış, dönüş, ulaşma), Sana’dır.
Rabbimiz, bizi kâfirlere fitne kılma! Ve bizi mağfiret et Rabbimiz. Muhakkak ki Sen, Sen; Azîz’sin, Hakîm’sin.

 

http://mucizedualar.com/fitne-ve-zulme-karsi-okunacak-dua.html

Ali İmran Suresi, 18. ayet

 

شَهِدَ اللّهُ أَنَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ وَالْمَلاَئِكَةُ وَأُوْلُواْ الْعِلْمِ قَآئِمَاً بِالْقِسْطِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

 

Okunuşu: Şehidallâhu ennehû lâ ilâhe illâ huve, vel melâiketu ve ulûl ilmi kâimen bil kıst(kıstı), lâ ilâhe illâ huvel azîzul hakîm(hakîmu).

Meali: Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilâh olmadığına adaletle şâhitlik ettiler. O’ndan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

* Enes(r.a) Resulullah(s.a.v)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: ”Her kim bu Ayet-i Kerimeyi (Ali Imranin 18. Ayeti Kerimesi) uyuyacağı vakit okursa Allah onun için kıyamet gününe kadar kendisine mağfiret dileyecek yetmişbin melek yaratır.”

* Ebu Eyyub el-Ensari’den ve Hz. Ali’den rivâyet olunduğu üzere, Resulullah (s.a.v.) buyurmuştur ki:
Fatihatü’l-Kitab, Âyete’l-Kürsî, bir de Âl-i İmran’daki “Şehidallahu ennehu…”den başlayan ayet nazil oldukları zaman, Allah Teâlâ ile aralarında hiç bir hicab bulunmaksızın Allah’ın arşına yapışarak, “Ya Rab! Bizi yeryüzüne ve sana isyankâr olanlara indiriyorsun.” dediler. Allah Teâlâ da,
“Ahdim olsun, sizi her namazın arkasında okuyan herhangi bir kimsenin kusurlarına bakmayarak makamını cennet kılacağım, onu kutsal huzurda iskân edeceğim, her gün kendisine yetmiş kerre nazar edeceğim ve yetmiş türlü ihtiyacını yerine getireceğim ki, bunun en aşağısı mağfirettir. Ve onu her bir din düşmanından hasetçinin şerrinden koruyacağım ve mağrifet eyleyeceğim.” buyurdu.

Bu üç âyet-i kerîmenin hassalarından birkaçı için şöyle der bâzı evliyâullah: Beş vakit namazından sonra bir kimse Fâtiha, Ayetel Kürsî, Al-i İmran’ın on sekiz, yirmi altı ve yirmi yedinci âyetlerini okursa şu beş şeyden emin olur:

  1. Cenâb-ı Allâh o kimseyi sırât-ı müstakimden ayırmaz.
    2. Her türlü kazâ belâ ve musibetlerden muhafaza olur.
    3. İmansız ölmez,
    4. Rızık sıkıntısı çekmez.
    5. Bulunduğu topluluklarda hâtırı sayılır bir kişiliğe sahip olur.

* Said b. Cübeyr’den rivâyet olunduğu üzere, Medine etrafında üçyüz altmış put vardı, bu âyet-i kerime nazil olduğu zaman yerlere kapanıp secde ettiler.”

http://www.allah-cc.org/dua-zikir/sehidallahu.html

http://www.kuranmeali.tv/3/18

Ali İmran Suresi 26-27.ayetleri

Bismillahirrahmanirrahim

 

قُلِ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاء وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاء وَتُعِزُّ مَن تَشَاء وَتُذِلُّ مَن تَشَاء بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الَمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ

 

“Kulillahümme malike’l-mülki tü’ti’l-mülke men teşa’ü ve tenziü’l-mülke mim men teşa’ü ve tü’ızzü men teşa’ü ve tüzillü men teşa’ü biyedike’l-hayrü inneke ala külli şey’in kadir.

Tülicü’lleyl, fi’n-nehari ve tülicü’n-nehare fi’l-leyl, ve tuhricü’l-hayye mine’l-meyyiti ve tuhricü’l meyyite mine’l-hayyi ve terzüku men teşa’ü bi gayri hisab.”

TURKÇE MEALİ:

Ali İmran Suresi 26. Ayet Türkçe Meali: De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin.”

Ali İmran Suresi 27. Ayet Türkçe Meali:“Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin.”

https://www.nukteler.com/ali-imran-suresi-26-27-ayetleri-kulillahummemalikel-mulk-fazileti-ve-anlami/

 

Sıddık Naci Eren Hz Evrad-ı Saadeti Ebediyye syf 30

Yorum Yapın

You must be logged in to post a comment.