Edirneli bir mutasavvıf : Cemâleddin Uşşâkî

Eş-Şeyh Cemâli Edirnevî




























Tarîk-i Uşşâkî’de pîr-i sânî unvanını almıştır. Tercemesi Ravzatü’şşuarâ’dadır.

Cemâlî Gülbün-i vücûdu gülistân-ı Edirne’den nümâyân ve Şeyh Cemâlî Mehmed Efendi unvânıyla ma‘lûm-ı âlemiyân olup tahsîl-i maârif-i ilmiye ve tekmîl-i âdâb-ı resmiye eyledikten sonra tarîkat-ı Uşşâkiye meşâyih-i kirâmından âtîde tercemesi mezkûr Şeyh Mehmed Hamdiyü’lBağdâdî’den bi’l-intisâb tarîke icâzet almış ve Gülşenî Hasan Sezâyî Efendi’den dahi âdâb-ı hakîkat ve sohbeti görmüş olduğu hâlde bin yüz elli sekiz târîhinde İstanbul’a azîmetle Mehmed Efendi yerine Uşşâkiyeden Savaklar’da Hirâmî Ahmed Paşa Tekkesi’ne şeyh oldu. Buna pîr-i sâni denir Hüsâme’ddin Uşşâkî’nin onuncu derece hulefâsındandır. Bin yüz altmış dört târîhinde dersaâdette âzim-i âlem-i câvidânî olmakla Eğrikapı hâricinde kendiye mensûb olan dergâh-ı şerîfte medfûndur. Bu eş‘âr âsâr-ı güftârındandır.

Gazel

Yokları var etmeye Hakk etti künle çün hitâb

Anların yüzünü kendi yüzüne çekti nikâb

Her zuhûrâtı içinde setr olunmak dileyip

Eyledi her bir zuhûrunu zuhûruna hicâb

Kendi yüzün gayri yüzlerden temâşâ etmege

Kendinin bir yüzünün mir’âtın etti bî-hisâb

Ol sıfât ile aratıp zâtın buldurmaya

Etti esmâsı ile eşyâyı cümle feyz-yâb

Cân gözün aç bak onunla sen bu işlenen işe

Taht-ı esmâsındadır hep ger günâh ü ger sevâb

Hakdan özge yok mu kat‘a hiçbir şey’i diyene

Gayri yoktur ver Cemâlî sâile şâfî cevâb [s.456]

 

Gazel-i Diğer

Cânı cânâna verip cânâna eyler intisâb

Katresin bahre katan ummâna eyler intisâb

Abd-i mahz olup rızâda istikâmet eyleyen

Dergehe bulup yolu sultâna eyler intisâb

Bülbül-âsâ durmayıp zâr eyleyen şeb-tâ-seher

Bâğ-ı dilde ol gül-i handâna eyler intisâb

Gönlünü dermânsız olan derd-i aşka uğratan

Ol rumûz-ı hikmet-i Lokmân’a eyler intisâb

Sohbet-i hayvânîden kendi özünü kurtaran

Ey Cemâlî sohbet-i insâna eyler intisâb

 

Gazel-i Diğer

Sâil-i dergâhınam geldim sana yâ Rab meded

Bî-kesim lutf u kerem eyle bana yâ Rab meded

Ben hatâ edip geçirdim vaktımı ısyânile

Afv edip ısyânımı eyle atâ yâ Rab meded

Ben rızân üzre senin bir demde hîç bulunmazam

Önümü aldı benim nefsî hevâ yâ Rab meded

Çok benim ısyânım ammâ rahmetinin haddi yok

Kalmayam ısyânile yüzü kara yâ Rab meded

Şöyle doldur aşkını kemter Cemâlî gönlüne

Zerrece yer bulmasın anda sivâ yâ Rab meded

 

Nâ tamâm Gazel

Kâfire küfrümü verdim mü’mine îmânımı

Zâhide zühdümü verdim fâsıka ısyânımı

Sâlike verdim sülûkum mühmile ihmâlimi

Kâmile verdim kemâlim nâkısa noksânımı

Âlime ilmimi verdim câhile hem cehlimi

Âşıka aşkımı verdim ârife irfânımı

 

Âtide tercemesi mezkûr Nazîra Efendi Şeyh-i müşârunileyhin sitâyişi hakkında demiştir.

 

 

Nazm

Cemâl-i Hakka mazhardır cemâli

Anınçün şöhreti oldu Cemâlî

Celâl ızhâr eder tevhîd-i Hakda

Velî tev’em cemâline celâli

Gürûh-ı‘ârif-i billâha me’haz

Odur aslında zîrâ var kemâli

Reh-i uşşâkiyânın rehberidir

Reh-i aşkı komaz tenhâ vü hâlî

El aldı hazret-i Bağdâdî’den ol

Onunla buldu ol kurb-ı visâli

Netîce hazret-i Şeyh Sezâyî

Onu irşâd edip gitti melâli

O şimdi mürşididir râh-ı Hakkın

Murâdın anlamak ise meâli

Varıp dâmânına yüz sür

Nazîrâ Var ise müşkilin eyle suâli

Lisân-ı hâl ile bilir murâdın

Duâsıdır uzatma gel makâli

 

İlâhiyâttan ibâret müretteb dîvânları vardır. Sinni altmışı geçmiş mazanneden bir zât-ı sütûde-sıfât idi. Mahdûmları Mehmed Efendi Edirne’de Salı Tekkesi şeyhi olan Edirneli Yazıcızâde Mehmed Efendi’nin vefâtında oğlu dahi gâib oldukta onların yerine Salı Tekkesi’ne şeyh olup bin yüz doksan üç târîhinde vefât etmekle onun yerine dersaâdette Savaklardaki Uşşâkî tekkesi şeyhi olan mahdûmu Cemâle’ddin Efendi şeyh olup az müddette irtihâl etmekle yerine oğlu Nizâmeddin Efendi şeyh oldu. 1199 Zilkadesinin onuncu gününde o dahi vefât eyledi.

 

kaynak : RİYÂZ-I BELDE-İ EDİRNE

Yorum Yapın

You must be logged in to post a comment.