Halveti-i Uşşaki

Tasavvuf, Allah’a teslim olmaktır. Allah’ın bize teslim ettiği ruh, ceset ve nefsin teslim olmasıdır.

Tasavvuf, başta Peygamber efendimiz (s.a.v) olmak üzere bütün sahabenin yaşantısının adıdır. Yani Kur’an-ı Kerim’in bütününe tabi olanların hayat tarzı tasavvuftur. Tasavvuf, insanın kalbini Allah’ü Teala’nın muhabbetine bağlamak, Resulullah’ın (s.a.v) söz, hareket ile ahlakına uymak ve yolundan gitmektir. Tasavvuf Allah’ı bilme ve bulma yoludur.

Tasavvuf, islamda ruhi ve manevi boyutu öne çıkaran dini hayat ve düşünce biçimine verilen addır.Tasavvuf Kur’an ve hadislerde yer alan, insanın gönül terbiyesine işaret eden, maddenin ve dünyanın geçiciliğini işleyen, kalbî davranışları esas alan bir ahlak ve tefekkür sistemidir.

Tasavvuf, islami kaynaklardan hareketle, dini prensipleri inceleyen, derinleştiren, yaşayan ve başkalarına da yaşatmayı tâlim eden bir disiplindir.Tasavvuf, kemâle ermek için edeb, ibadet, zikir ve fikir gibi şeylerle nefsi terbiye edip, kalbi hastalıklardan temizlemek yolunu gösteren ilimdir.

Halvetiyye yolu zühd-ü takvadan başka birşey olmayan, sırf Allah rızasını kazanmak için vasıta kabul edilen yollardan birisidir. Her yol içerisinde belli bir terbiye sistemi geliştiren kimseye Pir denir.

Gerçek halvet, “Allah (c.c) ile araya göz kulak ve diğer azalardan hiçbirini koymamak suretiyle yapılan beden ve gönül arılığıdır.”

Halvetî, halvete mensup demektir. Halvet ise “mürşidin emir ve tensibi ile müridin karanlık ve dar bir yere çekilip ibadetle vakit geçirmesi” yerine kullanılan bir tabirdir. Tasavvuf da ise halvet, en geniş manasıyla “Hak ile gizli konuşmak” demektir.

Halvetiyye-i Uşşâkîyye, tasavvufun Halvetiyye yolunun bir koludur.

Pir Hüsameddin Uşşâkî Hazretleri irşada Uşşâk’ta başlayıp, feyzini orada yaymasından dolayı, kendisine Uşşâklı manasına gelen Uşşâkî denilmiştir. Halvetî yolundan geliştirdiği kola da Halvetiyye-i Uşşâkîyye denilmiştir. Uşşâkî, âşık kelimesinin çoğulu olan uşşâk’tan gelmektedir.