Recep Ayı

 

Receb Ayı

Receb ayı, malum olduğu gibi, mübarek 3 ayların birincisidir. Üç aylardan birincisi olan bu Receb-i Şerif bizzat Cenâb-ı Allah’ın kendine mahsus olan bir aydır.
Bu mübarek ayda, kâinatın serveri olan, Hazret-i Muhammed’in (S.A.V) ana rahmine düşmesiyle, yeryüzüne öyle parlak, öyle nurlu bir güneş doğmuştur ki, bir daha batmayacaktır.
Bu mübârek ayda, Fahr-i Kâinat (S.A.V). Efendimiz’in Kur’ân-ı Kerîm’den başka en büyük mûcizesi olan Mi’rac olayı vuku bulmuştur. Bundan dolayı bu ayda yapılan ibâdetler, diğer aylardan daha efdal (daha iyi), daha değerlidir. Dolayısıyla da bu ayda Cenâb-ı Allah’a duâ ve niyâzda bulunmak, yalvarmak, yakarmak, günahlardan kurtulmak için tevbe ve afv dilemek mühim olan vazifelerdendir.
Cenâb-ı Allah’ın kendine mahsus olan bu mübarek ayda, her kim ki, bu ayın mübarekliğini takdir ederek, inanarak ta’zimen, hürmeten, bir gün bile olsun oruç tutarsa, iyi bilsin ki, o kimse Cenâb-ı Allah’ın hoşnutluğunu kazanmıştır.

Receb Ayında Dua Ve Tevbe

Yine bu mübarek Receb ayında müslüman oruçlu olduğu halde, Cenâb-ı Allah’a dua ve niyazda, tevbe ve istiğfarda bulunursa, mutlak surette Cenâb-ı Allah onun duasını kabul buyurup günahlarını afv ü mağfiret eder.
ÖNERİ: Sigara, alkol vs. gibi kişinin kendinde olmamasını istediği zararlı kötü alışkanlıklarından kurtulmak için Receb ayında oruç tutup samimiyetle tevbe edenin duasına Cenâb-ı Allah kefildir. Muhakak kabul eder. Bu ayda Seyyidül İstiğfar duasını çokça okuyabilirsiniz.
Okunuşu:
Allahümme ente rabbiy lâ ilâhe illâ ente halâkteniy ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va’dike mesteta’tü, eûzü bike min şerri mâ sana’tü, ebûuleke binı’metike aleyye, ve ebûu bizenbiy fağfir liy zünûbî, feinnehu lâ yağfirüzzünûbe illâ ente birahmetike yâ erhamerrâhımiyn.
Anlamı:
Seyyidül İstiğfar Allâhım! Rabbim sensin, TANRI yoktur. Yanlız sen varsın, beni sen yarattın, şüphesiz senin kulunum ve gücüm yettiği kadar sana verdiğim ahdü vaad üzere sâbitim. (Allâhım) işlediğim kusurların şerrinden sana sığınırım, bana ihsan buyurduğun ni’metini zât-ı ulûhiyyetine îtiraf ederim. Günâhımı da îtiraf ederim. Binâenaleyh günahlarımı bağışla. Çünkü günâhları bağışlamak sana aittir.
Bilgi:
Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz buyuruyor ki: “Bu Seyyid-ül İstiğfar’ı kim inanarak ve idrâk ederek, karşılığını Allâh’tan bekliyerek, gündüz okursa ve gece olmadan önce ölürse cennete gider. Ve gene, kim gece okur da, sabah olmadan evvel ölürse o da cennet ehlinden olur.” Resûllüllah Efendimiz (S.A.V), Hz. Enes’in rivayet ettiği bir hadisinden, ”Receb, Allahü Teâlâ’nın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır.” buyurmuşlardır.
Resûllüllah Efendimiz (S.A.V) bu ayın çoğunda oruç tutardı. Recebde oruç tutanlar Allahü Teâlâ’nın 3 türlü iyilik ve yardımını alırlar. Bunlardan birincisi geçmiş günahlarının bağışlanması, ikincisi kalan ömürlerinin bereketi, üçünsü de haşirde ( Haşir: Kıyamet gününde ölüleri diriltip mahşere çıkarma ) susuzluktan kurtulur.

Receb Ayındaki Orucun Değeri

1 gün oruç tutulursa: Bir kimse iman ederek ve sevabını Allahü Teâlâdan bekleyerek Receb ayında bir gün oruç tutsa Allahü Teâlâ’nın pek büyük rızasına layık olur ve hak eder. Allahü Teâlâ o kimseye, Firdevs-i a’lâda makam verir.
2 gün oruç tutulursa: İki gün oruç tutsa, kat kat öyle sevab ve karşılık verilir ki, her sevâbın katı, dünya dağı gibidir.
3 gün oruç tutulursa: Bir kişi Receb ayında üç gün oruç tutsa , Allahü Teâlâ cehennem ile o kimse arasında perde olarak bir hendek yapar ki, bu hendeğin uzunluğu bir yıllık mesâfedir.
4 gün oruç tutulursa: Dünyada delilik, cüzzam ve bars hastalıkları belâsından kurtulur.
ÇOK ÖNEMLİ!!! 5 gün oruç tutulursa: Bir kişi Receb ayında beş gün oruç tutsa, kabir azabından kurtulur.
6 gün oruç tutulursa: Kıyâmet günü kabrinden kalkarken yüzü ayın 14. gecesindekinden daha parlak ve nurlu olarak kalkar.
7 gün oruç tutulursa: Allahü Teâlâ ona her günü için Cehennem kapılarından birini bağlar.
8 gün oruç tutulursa: Allahü Teâlâ ona her günü için Cennet kapılarından birini açar.
9 gün oruç tutulursa: Kabrinden çıkarken ( Eşhedü en lâ ilâhe illâllah) diyerek çıkar. Yüzü Cennet tarafından başka tarafa döndürülmez.
10 gün oruç tutulursa: Allahü Teâlâ onun için Sırat’ın her milinde yatak ve yaygı yaratır. Sırat’dan geçerken onun üzerinde istirahat eder.
11 gün oruç tutulursa: Kıyamet günü kendinden efdal kimse görmez. Ancak kendisi gibi oruç tutanı yahut daha fazla tutanı görür.
12 gün oruç tutulursa: Allahü Teâlâ , kıyamet günü öyle iki hulle (cennet elbisesi) giydirir ki, birisinin kıymeti dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır.
13 gün oruç tutulursa: Kıyamet günü insanlar şiddet içinde bulundukları halde, ona Arş’ın gölgesinde sofra kurulur ve ondan yer.
14 gün oruç tutulursa: Allahü Teâlâ ona göz görmemiş ve kulak işitmemiş ve asla insanların gönlünden geçmemiş olan ni’metler verir.
15 gün oruç tutulursa: Allahü Teâlâ kıyamet günü onu, eminler ve selâmette olanlar mevkiinde durdurur. Onun yanından geçen mukarreb melek ve peygamber: ”Sana müjdeler olsun ki, sen emin olanlardansın’ diyerek geçer. Onun saâdet ve şânını tebrik ve tes’id eder. Eminlerden olduğunu ona beyan eder.
16 gün oruç tutulursa: O kimse Allahü Teâlâ’yı gören ve kelâmını duyanların evvelkilerinden olur.
17 gün oruç tutulursa: Allahü Teâlâ Sırattaki her milde bir, rahatlanacak bir yer yapar. O kimse o yerde rahat olur.
19 gün oruç tutulursa: Allahü Teâlâ ona Cennette İbrahim ve Davud aleyhisselammın köşkleri karşısında köşk yapar. O kimse İbrahim ve Adem aleyhisselama selam verir. Onlar da ona selam verirler.
20 gün oruç tutulursa: Gökten bir ses : ‘Ey Allah’ın kulu! Allahü Teâlâ senin geçmişte olan bütün günahlarını afv ve mağfiret etti. Bundan sonra ömrün için iyi amelle uğraş’ der.
Tamamını oruç tutanlar: Receb ayının tümünü oruç tutan kimseye, can alıcı melek geldiği ve canını aldığı zaman, Allahü Teâlâ ona Firdevs ve Cennet havuzlarından su verir. Can çekişmeyi ona kolay eder. Hatta ölüm acısını bile duymaz. Haşre ( Haşir: Kıyamet gününde ölüleri diriltip mahşere çıkarma ) varıp Resûllüllah Efendimiz’in (S.A.V) havzına gidinceye kadar kanmış olarak bulunur. Susuzluktan emin olur. Kabrinden kalkınca, yanında inci ve yakuttan yratılmış burak ve binekler, çadır ve hulleler bulunan yetmiş bin melek kendisini yolcu eder. Ona: ”Ey Allahü Teâlâ’nın veli kulu, bir an önce rabbine (azze ve celle ) kavuşmak için acele et ki, onun rızası için gündüzleri susuz durmuştun. Onun için bedenini eritmiştin’ derler. O kimseye kıyamet gününde Mâide sûresinin 109. âyet-i kerimesinde bildirilen: ” Allahü Teâlâ onlardan razıdır, onlarda Allahü Teâlâ’dan razıdır. Bu büyük kurtuluştur.” sırrına kavuşan kurtulmuşlar ile beraber, Cennete ilk önce girenlerle Adn Cennetine girenler olur.

Recebin 27. Günündeki Orucun Değeri

Hibbetullah’ın bildirdiği üzere, Ebû Seleme’den, onun da Ebû Hüreyre ve Selân-ı Fârisi’den (Radıyallahü Anhümâ) naklen bize verdiği haberinde, Resûllüllah Efendimiz (S.A.V)
”Receb ayında bir gün bir gece vardır ki, bir kimse o gün oruç tutsa, gecesinde namaz kılsa, ibadete devam eylese, bir senenin bütün günlerini oruç tutmuş, bütün gecelerini ibadetle geçirmiş sevabı verilir. O gün recebin 27. günüdür. O gün Resûllüllah Efendimiz (S.A.V) risaletle gönderildiğinin bildirildiği gündür.” buyurduğunu beyan etmiştir.

Reğaib Gecesi Kılınacak Namaz Ve Bu Namazın Sırları

Resûllüllah Efendimiz (S.A.V) buyurmuşlardır:
”Bir kimse Receb-i Şerif’in ilk perşembe günü oruç tutarak akşamına, yani cuma gecesinde ( ki Reğaib gecesidir. İşte bu gecede) 12 rekat namaz kılar da, her 2 rekatta bir selam vermek suretiyle ve her rekatta 1 Fatiha , 3 Kadir sûresi ve 12 ihlas sûresini okumak sureti ile 12 rekat namaz kılıp bittikten sonra:
(Allahümme salli alâ Muhammedin nebiyyil ümmiyyi ve alâ âlihi ve sahbihi ve sellim.)
diyerek benim üzerime 70 defa salâvat-ı şerif getirirse, sonra secdeye varıp secdede iken 70 defa
(Subbûhün kuddûsün rabbül melâiketi ver rûhu)
dedikten sonra başını secdeden kaldırıp tekrar 70 defa da :
(Rabbiğfir verham ve tecâvez ammâ tâ’lem inneke entel aziyzil a’zam.)
derse; sonra tekrar 2.secdeye varıp 1.secdede iken okuduğu (Subbûhün kuddûsün rabbül melâiketi ver rûhu) ‘yu tekrar 70 defa okuduktan sonra, Cenâb-ı Allah’tan ne ihtiyacı var ise istese, o kimsenin duâsı ve niyâzı kabul olup istediği verilir.”

Namazı Özetlersek

Reğaib kandili ( ki bu yıl Reğaib kandili 2 Haziran 2011 Perşembeye geliyor ) oruç tutulacak. Akşamı olunca
*12 Rekat namaz kılınacak.
*Namazlar 2 şer, 2 şer kılınacak.
*DİKKAT!: Her rekatta 1 Fatiha , 3 Kadir sûresi ve 12 ihlas suresi okunacak.
(Kadir sûresini sizin için yazalım = İnnâ enzelnâhü fî leyletil kadr .Ve mâ edrâke mâ leyletül kadr . Leyletül kadri hayrum min elfi şehr .Tenezzelül melâiketü ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min külli emr . Selâmün hiye hattâ matleıl fecr . )
NOT:Eğer ezberinizde yoksa büyük harflerle bir kağıda yazın ve namaz kılarken gözünüzün ucu ile okuyun. Allahü Teâlâ samimiyetinize inanır ve kabul eder inşallah.
Bu şekilde 2 şer 2 şer kılarak toplam 12 rekatlık namazı bitirdikten sonra. Oturduğumuz yerden kalkmadan
*70 defa (Allahümme salli alâ Muhammedin nebiyyil ümmiyyi ve alâ âlihi ve sahbihi ve sellim.) denilecek.
*Sonra secdeye kapanıp, secdede iken 70 defa (Subbûhün kuddûsün rabbül melâiketi ver rûhu) denilecek.
* Dedikten sonra başımızı secdeden kaldırıp bu sefer de 70 defa (Rabbiğfir verham ve tecâvez ammâ tâ’lem inneke entel aziyzil a’zam.) denilecek.
* Bunuda dedikten sonra tekrar 2. kez secdeye kapanılacak ve tekrardan secdede iken 70 defa (Subbûhün kuddûsün rabbül melâiketi ver rûhu) denilecek.
Bu şekilde namaz tamamlanacak, inşallah.

Bu Namazın Gizli Sırları

Yine Resûllüllah Efendimiz (S.A.V) buyurmuşlardır:
”Nefsim kudret elinde olan Cenâb-ı Allah’a yemin ederim ki, erkekten ve kadından herhangi bir müslüman yukarıda tarif edildiği şekilde namazı kılar ve duâyı ederse , o kimsenin günahları denizin köpüğü ve kumun adedi, yağmur damlalarının sayısı, ağaçların yaprağı sayısınca ve dağların ağırlığı kadar olsa da afvolunur ve o kimse kıyâmet gününde efrad-ı ailesinden, hısım-akrabasından, ahbap ve yâranından 700 (yediyüz) kişiye Cenâb-ı Allah’ın izniyle şefaat eder. O kimse kabre girdiği gece bu namazın sevabı yanına gelerek gayet güleryüz ve tatlı dilli şekilde açık bir konuşma ile ölüye:
”Ey dostum, sana müjdeler olsun ki, sen her türlü korkulardan ve sıkıntılardan kurtuldun,” der.
Bunun üzerine ölü, o güler yüzlü ve tatlı dilli olan kimseye:
”Sen kimsin? Vallahi ben senden ve senin yüzünden daha güzel yüzlü hiçbir kimse görmedim ve sözlerinden daha tatlı bir söz işitmedim ve senin kokundan daha güzel bir koku koklamadım” der.
Bu suale cevap olarak o kimse:
” Ey sevgili kimse, ben senin falan senede, falan ayda, falan gece kılmış olduğun namazın sevabıyım. Bu gece senin ihtiyacın olan her şeyi temin etmek ve senin yalnız kaldığın bu gecede sana arkadaş ve yoldaş olmak suretiyle senden her türlü korkuları ve sıkıntıları gidermek, seni bütün tehlikelerden korumak için Cenâb-ı Allah’ın izniyle geldim. Kıyâmet gününde sur üfürülünce Arasat (mahşer yeri) meydanında senin başına gölge olurum. Ey sevgili kul ! Cenâb-ı Allah’ın hayır ve bereketleri senden eksilmeyecek, ebedi olarak seninle beraber olacak.” diye müjdeler verir.
İnşallah rabbim bu namazları ve oruçları bize nasip eder ve mahşer gününde 700 kişiye Cenâb-ı Allah’ın izni ile Cennete girmeleri için vesile oluruz. Receb ayını Allah’ın rahmeti ve Efendimiz Muhammed Mustafa (S.A.V)’in aşkı ile geçirmek dileğiyle.

Bu yazılan bilgiler Hz.Sıddık Naci EREN UŞŞAKİ (K.S) Efendimizin Mübârek Geceler Ve Üç Ayların Fazileti isimli kitabından alınmıştır. Yazıyı istediğiniz gibi dağıtabilirsiniz.

Erhan Kızılırmak

Yorum Yapın

You must be logged in to post a comment.