Uyan ey gözlerim

Uyan ey gözlerim

Necmettin Turinay


Ravza’da gözleri değil gönülleri süsleyen bir minber var ki, hemen herkesin dikkati onun üzerinde!.. İşte bu minber de İstanbul’da aşklı Osmanlı sanatkârları tarafından yapılmış!.. Ravzalar halinde de Sürre alayları ile, Peygamberimiz’in(s.a.v.)  beldesine kadar taşınmış ve orada dualarla monte edilmiş!.. Kimin zamanında mı? Bugün hemen herkesin dilinde dolaşan, “Uyan ey gözlerim gafletten uyan” ilâhisinin bestekârı Sultan Üçüncü Murad döneminde!.. Ne kadar garip? Bugün biz o yüce Sultanı da, Harem şamataları arasında çarçur edip duruyoruz. Öyleyse o sultanın kendi kendine mırıldandığı bu ilahiyi biz de kendi gönlümüze hitap eder gibi yeni baştan tekrar edelim:
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uykusu çok gözlerim ….. gafletten uyan!..

Üçüncü Murad ki, Topkapı Sarayı’ndaki bir usulü, Mescid-i Nebevi’ye kadar taşımış. İstanbul’dan gönderilen veya oralardan temin edilen 30 kadar hafız, namaz saatleri dışında sürekli Kur’an okurlarmış. Osmanlı yadigarı bu uygulama, Suudi iktidarına kadar da devam etmiş.
..
Bütün bunlar ne için? Düşündükçe insanın içi ürperiyor: Allah’ın kelâmı, 30 hafız tarafından sürekli, sesli olarak okunuyor. Mescid-i Nebevi Kur’an-ı Kerim sesleriyle doluyor ve hemen her gün ikmal edilen hatimler de Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) ruhaniyetine ithaf edilip duruyor!..

http://akithaber.net/yazar/uyan-ey-gozlerim-159.html

Yorum Yapın

You must be logged in to post a comment.