Orucun sırrı , hakîkati ve rûhu

Orucun sırrı , hakîkati ve rûhu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

-Müride gerektir ki, bütün vaktini oruçla geçire, orucu fikrullâh sözü zikrullâh ola.237     ( Câhidî, a.g.e. s, 202.)

s.66

Münâfıklar beş nesneyi  saklamazlar dedi.

 

.. Bunların Üçüncüsü; orucu tutarlar. Ammâ sırrı ile tutmazlar.

495 (kaynak bulunamadı) buyurdu.

s.162

Biline ki, Ramazan ayın orucun tutmak farzdır, âyetle ve hadîsle sâbit olmustur. Kavlühü TeâlâMa’nâsı budur ki, “Ey îman getiren kisiler yazıldı üstünüze oruç tutmak, yazıldı sizden evvel ümmetler üstüne.”529 ( Bakara, 2/183.) demektir. Biline ki, orucun dahî sırrı , hakîkati ve rûhu vardır. Pes Allah Teâlâ’dan gayrısın gönlünden giderip sumtun (susman) fikrullâh ve sözün zikrullâh olup, fenây-ı mutlaka (not 1) erisip, hû makãmına vâsıl olup ve keşfe erip, mâsivâullâhtan gãib oldunsa. Pes zâhirde ve bâtında oruç tuttun, mübârek olsun, Rabbü’l- izzette kabûl olur inşaallah. Ammâ eger gönlünde dünyâ endisesi kalırsa, orucun sanır gãfil olma. Zîrâ Allah Teâlâ’nın ettigi vaade i’tikãdın zayıf olur [103] (neûzübillâh min zâlik.) Pes Allah Teâlâ’nın ettigi vaad budur ki, nitekim Kelâm-ı Kadîminde buyurur “Yerlerde ben sizin rızkınızı yetistirdim.” dedi. Nitekim buyururMa’nâsı budurki; kimki Allah Teâlâ’dan korksa anın için darlıktan çıkacak yerler verir dahî ona rızık verdi sezmedigi yerden”530 ( Talâk, 65/2-3) demektir. Bir âyette dahî buyurur; Ma’nâsı budurki, “Hiçbir hayvan yoktur ki yer üstünde ve gerek yer içinde onu bilir ve rızkın verir, cem’i ölmüsler levh-i mahfuzda yazılmıstır”531 ( Hûd, 11 /6.) demektir. Imdi Allah Teâlâ’nın vaadına inanmamak kâfirliktir. Pes kâfirin orucu rabbü’l- izzette kabûl olur mu? hâsâ olmaz.

Ey dünyâ endisesine gark olup, yarınki rızık için gussâ yiyen ahmak câhiller, zikrolunan âyetlerin ma’nâsını fehmet, hâline nazâr eyle, gör mü’min misin yoksa kâfir misin? Görki taklîdine magrûr olma, îmana gel sıddıklardan ol. Tâ ki orucun kabûl olup bayram sevâbın bulasın. Ammâ Hakk Teâlâ buyururYa’ni savmı benim içindir anın sevâbın ben veririm.”532 ( Ahmed, Müsned, cII, s,281; Buhârî, Savm 2) demektir. Ya’ni savmın sevâbı benimdir, dîdârım görmektir. Pes rabbü’l- izzette kabûl olan orucun alâmeti zâhir olur ve eger sâil suâl ederse alâmeti nedir diye suâl olunursa; alâmeti oldur ki, dünyâdan ve ehlinden yüz çevirip ve uzlet ihtiyâr edip mâsivâullâhtan gãib olup, kesfe erip, sumtun (susman) fikrullâh olup ve sözleri zikrullâh olup fenây-ı mutlaka (not 1) girip, hû makãmına vâsıl olup, zâtullâhı müşâhede ederse, sıddıklar orucuna ve bayramının sevâbın bulur ve avâmın orucu ki, gãyet karnın ve fercin saklamaktır. Pes cem’i âzâları Allah Teâlâ’nın rızâsına muhâlif yerlerde ve gönülleri şeytan vesvesesine ve dünyâ endişesiyle akşam olur mu? diye güneşe bakarlar ve türlü türlü taamlar hazır ederler ve sıgırlar gibi yerler.

s.178-179

Ey ahmak fâsıklar, Oruçtan maksûdunuz şehvetleri zayıf etmektir, az yemekle, az uyumakla ve halka karışmamakla. Tâ ki havâss-ı hamse isten kala, maksud hâsıl olup müşâhede makãmına erismektir. Zîrâ çok taamdan mide hâlî olmayınca, gönül sâfî olmaz. [104] …  demistir ki, “Dolmus kalp ki, Allah Teâlâ’nın katında helâl dolmus mideden, düsman kalp yoktur.”533 ( kaynak Bulunamadı. yazının sonundaki not 533’e bakınız) Ammâ avamların orucu hemen nasibleri akşama degin açlık ve susuzluktur. Ve bayramdan murâd hemen gülmek, oynamak, sıgırlar gibi yiyip içmektir ve avradlarına izin verip iyi donlar giydirip, dısarı çıkmaya destur verip, nâmahrem erlere endâmların göstermek ve birbirin avradın seyretmedir Yahûdiler gibi neûzübillâh. Güruh güruh avradları sokaklarda gezmektir ve nâmahrem erler yüzüne bakmaktır ve nâmahrem erler dahî avradların endâmların seyredip ve imrenip, göz zinâsın etmektir ve çalgı dinlemektir. Avamların oruç ve bayramdan nasibleri hemen bu zikrolunan yaramaz işlerdir ve âhiri esedd azâbdır. Eger sözlerime sâhit gerekse âyet ve hadîs sâhid yeter. Kavlühü Teâlâ; Ma’nâsı budurki, “Ey onlarki, îman getirdiler kurtarın nefsinizi dahî avradınızı, bir oddan ki, anın od’unu âdemlerdir ve taslardır”534 (534 Tahrîm, 66/6. ) demektir. Bir âyette dahî buyurdu. Kavlühü Teâlâ: Ma’nâsı budurki, “Dahî karar eyleyiniz evlerinizde; dahî bezenmeniz evvelki câhiliyyet bezeni gibi.”535 (535 Ahzâb, 33/33.) demektir.

s.180 …..

 

Imdi nefsi riyâzât zinciriyle muhkem baglayıp murâdın vermeyip tâ ki, seni şeytan yürüdüp helâk etmeye eğer gücü yeterse kuruca etmek yiye, bir miktâr yiye ki, zikirden kalmaya. Mîzâcı kuvvet miktârı yiye, kati az dahî yiyip zayıf olmaya ki, zikir etmeye kuvveti ola. Pes etten îhtar az ede, keşişler gibi [202] terk etmeye. Meselâ yirmi günde bir yiye, on dirhem ala ve dâim oruç ola. Ammâ orucun azîm hassati vardır. Teallugãt-ı beseriyye maddesin kati’ edip hayvâniyye–i gahır etmektir. Nitekim Allahü Teâlâ hadîs-i kudsîde buyurdu; (¡_¡2 ¡0. ⁄ua €b_a €_ _¡Û ¢_⁄fef< . Ûa diyânet) diye buyurdu. Yâ Ahmed iman tadın bulmak dilersen taamı, sarabı kalîl kıl, nefsi aç eyle, zîrâ nefis herseye kãildir, seni şerre çeker, sâirlerin hâlini nazâr et. Pes müride gerektir ki, dâim riyâzât olup, Hakk’a yakîn ola. Her türlü taam yese kayırmaz, ammâ çok yemeye, tekmîl nefis ettim diye magrûr olup helâk olmaya. Dâne-i mâsûta meyl etmeye.

s.260

Tevhid-i Zat  Cahidi Ahmed Sultan hz.

Sadeleştiren : Orhan Çamlıca Tezi

not : 533

“İnsanoğlu midesinden daha zararlı bir kap doldurmamıştır. İnsanoğluna belini doğrultacak üç lokma yeterlidir. Eğer ille de fazla yemek isterse karnının üçte birini yemeğe, üçte birini içmeye, üçte birini ise nefes alıp vermeye (havaya) ayırsın.” (İbn Mace, Et’ime, 50.)

“İçinizde Allah’ın en nefret ettiği kişiler: Çok uyuyan, çok yiyen ve çok içen kimselerdir.”

“Allah’a en sevimliniz az yiyenleriniz, vücutça da hafif olanlarınızdır.”

https://www.yeniasya.com.tr/2007/01/03/aile/default.htm

“Ademoğlu, karnından daha şerli bir kap doldurmamıştır.”(2)

Tirmizi, Zühd, 47.

https://sorularlaislamiyet.com/peygamberimiz-bizlere-az-yeme-konusunda-nasil-bir-tavsiyede-bulunmustur

…….

not 1 : Mutlak Fena

1-)Mutlak fena hasıl olmadıkça, Hakk’ın şühudü (yani Allahü tealanın kalbe tecellisi) mümkün değildir. (Ahmed Faruki)

Sonsuz kavuşmak ve devamlı huzur ancak mutlak fenadan sonra Beka-billah ile şereflenen kimseye nasib olur. (İmam-ı Rabbani)

Allahü tealadan başka şeylere köle olmaktan büsbütün kurtulabilmek için, mutlak fenaya kavuşmak lazımdır. (İmam-ı Rabbani)

https://www.turkcesozlukler.com/mutlak-fena-nedir-ne-demek

…….

Bekabillah Mertebeleri ise dört makam olarak isimlendirilir.
1- Makamı Cem
2- Hazretül Cem
3- Cemül Cem
4-Ahadiyet (bu makam yalnız Peygamber efendimize ait olduğu için telkin edilmez. Edilse bile anlaşılmaz.)

https://nurusems.wordpress.com/2010/07/24/fenafillahbekabillah-makamlar

…….

Cüneyd’e göre fenâ, beşerî ve nefsanî vasıfların bütünüyle susturulması, tüm varlığın Cenâb-ı Hakk’la meşgul olmasıdır.

http://www.mehmetizzetaslin.com/?pnum=294&pt=N. T. 14. Tasavvufta Fena ve Bek

 

Yorum yapın

You must be logged in to post a comment.